Ubuntu Studio İnceleme

Ubuntu Studio inceleme

Uzun zamandır Linux dağıtımlarını inceleme serime ara vermiştim. Bugün Ubuntu Studio inceleme ile bu serime geri döndüm. Ubuntu Studio adından da anlaşılabileceği gibi Studio kullanımına uygun yazılımlar içeren bir Ubuntu türevi. İncelememde Ubuntu Studio 20.10 KDE Plasma sürümünü de kullandığımı belirteyim ve incelemeye geçeyim.

Kurulum:

Kurulum gayet basit. Daha önce hiç bir işletim sistemi kurmamış biri bile biraz okuyup aşamaları adım adım geçerek kolaylıkla Ubuntu Studio’yu kurabilir. Ubuntu Studio’yu kurmak için gereken iso dosyasına Ubuntu Studio Download adlı sayfadan ulaşabilirsiniz.

İlk İzlenim:

İlk izlenimim olarak gayet şık bir dağıtım beni karşıladı. KDE Plasma da sevdiğim bir masaüstü ortamı olduğu için ilk izlenimim gayet olumlu oldu. Tabii ki görsellik kişiden kişiye değişse de benim hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Bunun yanında performans olarak da ilk kurduğumda ve dosya yöneticisi, internet tarayıcısı gibi basit programlarda dolaştığımda ne ufak bir performans sorunu yaşamadım. İlk izlenimimde gördüğüm tek olumsuzluk ise sistemin açılmasının diğer dağıtımlara göre biraz uzun sürmesi oldu. Açıkçası bunun sebebini de tam olarak anlayamadım. Bir dağıtımda ilk defa açılış süresi bana uzun geldi.

Görsellik:

Görsellik kişiden kişiye değişse de kendi fikirlerimi söylemem gerekirse ben KDE Plasma arayüzü seviyorum. İlk açılışta yer alan masaüstü görseli de KDE ile gayet uyumlu olmuş. Fakat burada özellikle ilk kez Linux kullanacaklar bu kadar karanlık bir ortama gelmekten rahatsız olabilirler. Bu nedenle sistemin ilk açılışında aydınlık / karanlık tema seçimi olsa güzel olabilirdi. Bunun dışında KDE’nin bize sunduğu geniş kişileştirme özellikleri de tabii ki emrimize amade. Yazı sonunda yer alan galerinden sizde Ubuntu Studio’dan sizin için seçtiğim görsellere göz atabilirsiniz 🙂

Yüklü Gelen Uygulamalar:

Evet gelelim Ubuntu Studio’yu Ubuntu Studio yapan kısıma. Ubuntu Studio ses düzenlemeden, görüntü düzenlemeye, yayın programlarından, video araçlarına kadar bir çok uygulamayı bize sunuyor. İnternet tarayıcısı olarak Mozilla Firefox bizlere sunuluyor. Bunun yanında tabii ki KDE’nin alameti harikalarından biri olan KDE Connect’de bizlere sunuluyor. Böylelikle gelen yazılımlarla günlük kullanımın ötesinde profesyonel olarak da işinize yarabilecek bir çok araç emrinize amade bir şekilde sizleri bekliyor.

Türkçe Dil Desteği:

Ubuntu Studio en büyük puanı burada kaybediyor. Yazı sonunda yer alan galeride de görebileceğiniz gibi bir çok alanda İngilizce sözcükler ile karşılaşıyoruz. Ara detaylarda bu gibi hataları görmeye alışkın olsak da başlat menüsünde yer alan “search”ın bile Türkçe’ye çevirlmemiş olması yine güncelleme merkezinde bir çok çevrilmemiş alan olması büyük bir eksik olarak karşımıza çıkıyor. Kardeşlerinde bu konu çok daha iyi iken Ubuntu Studio’da buna bu kadar özen gösterilmesi bir eksi olarak yazılıyor.

Performans ve Donanım Desteği:

Donanım desteği konusunda Debian tabanlı olmasının da getirdiği katkı ile hiç bir sorun yaşamıyorsunuz. Bilgisayarınızın dahili donanımlarından çevre birimlerine kadar her şeyi kolaylıkla sağlıyor. Burada sadece donanım üreticileri Linux’e yeteri kadar destek sunmadığından RGB bir ürününüz varsa bunun renklerini kontrol etmekte sorun yaşayabilirsiniz veya yine üreticinin aygıtınıza özel sunduğu bir yazılım varsa bunu da kullanamayabilirsiniz. Tabii ki bu Ubuntu Studio’nun bir suçu değil. Linux dağıtımlarının genelinde olan ve üreticilerin bir türlü desteklememesinin bir getirisi. Buradan eksi puanı Ubuntu Studio değil üreticiler alıyor.

Performans kısmında ise başta da belirtiğim gibi bilgisayarı açarken biraz geç açılması (bu da saniyelerle ifade edilecek şekilde) dışında hiç bir problem yaşamadım. Gerek içindeki programları kullanırken gerekse de oyun testlerim sırasında herhangi bir performans sorunu görmedim. Günlük kullanım sırasında da donma, kasma, takılma gibi problemler yaşatmıyor.

Sonuç 4.5/5 :

Sonuç olarak Ubuntu Studio hedeflediği “Studio” kısmını gayet iyi yapıyor. Bize sunduğu yazılımlar bu konuda fazlası ile yeterli oluyor. Bunun yanında Türkçe çevirisindeki hatalardan dolayı 0.5 puan kırdım. Ubuntu Studio özel bir amaca hizmet ettiği ve bu amacı da fazlası ile yerine getirdiği için başka da puan kıracak bir yer bulamadım. Yine de studio uygulamalarına ihtiyacınız yoksa ben Ubuntu veya Ubuntu Budgie‘ye bakmanızı da öneririm. Gnome ve Budgie ara yüzü BANA daha son kullanıcı odaklı geliyor.

Galeri:

« 1 arasında 12 »
Share

Bunları Da Beğenebilirsiniz...

8 Yorum

  1. Evissa dedi ki:

    Ubuntuyu en son üniversitede kullanmıştım daha sonra kullanma fırsatım olmadı ama bu yazıdan sonra kullanmaya başlıcam teşekkür ederim.

  2. Ubuntu ve türevlerini kullanmış biri olarak Ubuntu Studio hiç kullanmamıştım. Genel olarak oyun oynayan biri olduğum için linuxları 2. işletim sistemi olarak yada düşük sistemli bir cihaz kullanacaksam light veya hafif dağıtımlar seçiyordum. Kodlamayla uğraştığım için Studio kısmı acaba onula alakalı olabilir mi diye düşünüyordum daha çok video ve sesle ilgiliymiş Yazınız için sizlere teşekkür ederim.

  3. Merhaba Ali,

    Bu yorumu bir blog yazısı kıvamına getirip blogumda yayımlayacaktım ancak senin dağıtım incelemeleri yaptığını bildiğim için buraya ekliyorum.

    Geçtiğimiz Perşembe akşamı (31 Aralık 2019) bilgisayarımda kurulu olan Windows 10’un yanına Linux Mint Xfce kurdum. Gayet stabil bir şekilde çalışıyordu. Tabi farklı dağıtımlar denemek istedim ve Pop Os’un son sürümünü kurdum. İtiraf edeyim en dengesiz çalışan Linux dağıtımı tecrübesini Pop İş ile yaşadım.

    Ardından Manjaro kurdum. Manjaro diğerlerinden daha kararlı çalıştı. Üstelik görünüm olarak da gayet hoşuma gitti. Sonra madem denemeye devam edeyim dedim ve Zorin Os Lite kurdum.

    Şuan tarih 4 Ocak 2021, saat 02:16. Bilgisayar başında Windows 10 kurulumunun bitmesini bekliyorum.

    Debian, Ubuntu ve türevlerini 3 günde test ettim. Karşılaştığım en büyük sorun Windows kurulum usb’si hazırlayamam oldu. Elimde de hazır Windows USB’si yoktu. En sonunda Zorin Os Lite üzerine kurabildiğim Woe USB uygulaması ile hazırladım.

    Maalesef, Linux dağıtımları hala zayıf ve son kullanıcıya yönelik değil. Hakkını yemeyeyim bir tek kurulum süreçleri iyi.

    Hem kendimi hem de oğlumu açık kaynak kullanımına yöneltmek istiyorum. Oğlum 4.5 yaşında inşallah o bilgisayar kullanma çağına geldiğinde Linux dünyasında önemli değişiklikler olur.

    Selamlar sevgiler..

  4. sorubak dedi ki:

    Güzel, bilgilendirici bir içerik olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir