Bu yıl artık gelenek haline getirdiğim blogum X yaşında yazılarımın 4.cüsünü yazarken fark ettim ki bu yıl yazdığım toplam yazı sayısında inanılmaz bir düşme var. Blogumu ilk açtığım yıl olan 2016’da 127 yazı yazmışım, bir sonraki yıl yani 2017’de yazı sayım 126 olmuş, geçtiğimiz yıl yani 2018’de ise bu rakam 146 olmuş ama gelip de 2019’a bakınca bu yıl sadece 68 yazmışım. Bu da diğer yılların neredeyse yarısından daha az. Bunun yanına diğer bloglarda ki içerikleri okuma sayım da azalmış. Geçtiğimiz yıl 1000’den fazla blog yazısı okumuşken bul yıl 300’e bile ulaşmamış bu sayı. Diğer bloglara yaptığım yorum sayısı da yine aynı oranlarda düşmüş. Biraz bunların sebebini düşününce;

1) Yeterli Etkileşimin Olmaması:

Artık maalesef hem okunma olarak hem de gelen yorum sayısı olarak gittikçe kötüye gidiyoruz. YouTube maalesef gittikçe liderliği ele alıyor ve yazılı içeriğe olan ilgi gittikçe azalıyor. Benim gibi maddi beklenti olmadan sadece birilerine faydalı olmak için yazanlarda “madem okunmuyorum o zaman neden yazıyorum?” diye düşünmeye başlıyor doğal olarak. Benim de yazma hevesimin kırılmasının en büyük sebebi yeterli okuru ve yorumu elde edememem.

2) Hevesimin Kaçması:

Bu yıl sadece blogum konusunda değil bir çok konuda hevesim kaçtı. Merak ettim, neden?, Nasıl çalışır gibi blogumda 3 yeni seriye başlayacaktım fakat üçünden de vazgeçtim. Aslında vazgeçmedim ama yılın bitmesine 15-16 gün kaldı bu konularda daha başlık bile açmadım. Bu heves kırıklığının sebebini bir türlü anlamadım gitti. Dediğim gibi sadece blogum konusunda değil günlük yaşantımda da bu sorunu sıkça görmeye başladım.

3) YOUTUBE

Yazmamın önündeki en büyük engellerden biri de hiç kuşkusuz YouTube. Gittikçe kullanıcısını artıran servis yazılı içeriğin de sonunu getiriyor. İnsanlar 2-3 dakika da okuyarak alabileceği bilgi yerine gidip 20-30 dakika video izlemeyi seçebiliyor. Bu konuda tabii ki insanları suçlamıyorum çünkü fark etmeden bende aynısını yapıyorum. Bu da zaten gidip video izleyecekler neden yazayım ki o zaman düşüncesini işliyor kanıma.

4) Asıl sebep..

Asıl sebep artık blog yazarlığının bana mutluluk vermemesi. İlk blogumu açtığım günki mutluluğumu hatırlıyorum da tam yıl başı gecesi (01.01.2016 🙂 ) havai fişekler atılırken, evde ufak bir kutlama havası varken ben blogumu açmıştım.. Birde şimdiye bakıyorum da artık yazmaktan zevk almıyorum. Bunun sebebi de okunmuyor olmam. Gittikçe artan kullanıcı sayım olacağına yerinde sayıyor. Gelen yorum sayısı gittikçe artacağına azalıyor bu da benim yazma hevesimi kaçırıyor. Blogumu kapatmayı asla düşünmüyorum ama böyle devam ederse gelecek yıl 68 yazı yazabilir miyim acaba düşünmeden edemiyorum…
İlk Yorumu Yapın
Bir cevap yazın